anneye anlatır gibi III
Kasım 21st, 2009çocukları, aslında bu dünya fevkalede bir yermiş,
herkes kardeşlik türküleri söylermiş,
ağaçlar en iyi arkadaşlarımız,
rakkamlar süper kahramanlarımızmış,
küfür neymiş kimse birbirine fena bir bakış bile atmazmış,
hayatta her şey sıra ile olur, kimse bir diğerinin hakkını gasp etmezmiş,
hatta o kadar ki bunu gören olsa bile asla şikayet etmezmiş gibi yetiştirmek ne derece doğru bilemiyorum.
bu yazıyı okuyabildiğinize göre bir okul bitirmiş olduğunuzu düşünerek size sorayım:
dünya böyle bir yer mi?
altı yaşındaki bir çocuk düşünün ki, arkadaşı boya kalemini ona sormadan aldı ve yanlışlıkla ortasından kırdı.
o yaştaki bir çocuk için hayatının anlamının kalemler, boyalar, kelebeklerden ibaret olduğunu düşünülürse, kalemi kırılan çocuğun kalemi kıran çocuğu gidip şöyle güzelce bir silkelemek istemesi çok tabii.
ama eğitim sistemimiz bunu değil, kalemi kırık çocuğu bir kalem katili ile öpüşüp barışmaya, çatık kaşları ile olsa bile ’senden önemli değil arkadaşım’ demeye zorluyor.
tabi keşke hayat şarkılardaki gibi bayram olsa, bütün dünya bu koca yalana inansa ama siz de onayladınız; öyle değil…
bir şeyler değişmeli ama ne?
bu arada, onayladınız değil mi?
Geçmişte bugün...
- vozvrashcheniye - 2007









Kasım 21st, 2009 at 10:01
cık, onaylamadım
altı yaşındaki çocuk hayatının anlamı olan kalemi kıran arkadaşını silkelerse otuz altı yaşındaki adam da hayatının anlamı olan parayı kıran arkadaşını silkeler. hem de hakkı yani silkelemesi öyle bakınca :)
Kasım 21st, 2009 at 22:32
silkelesin demiyoruz olum. başka bi şey yapılsın diyorum.
Kasım 22nd, 2009 at 00:39
onaylasakta onaylamasakta elbette bir gün silkeleyen bir günde silkelenen konuma geçmişizdir ..zamane çocukları diye de birşey yok ayrıca ..hayat o-nay-la-tı-yor!
Kasım 22nd, 2009 at 11:26
olm ne yapılsın onu söyle o zaman. dünya kötü bi yer ama sen kimseyi silkeleme yine de mi denilsin :)