benim de bazen kendi düşüncelerim oluyor*
Kasım 20th, 2007akşamüzeri o kadar sessizdik ki, sıkılan insan refleksi olsa gerek pencereye baktı oğuz.
‘aa’ dedi. ‘şuraya bak. ne süper çekim yapılır’
anladım ki deklanşör sesini, avcı gibi havayı kollamayı, baktığım yerde kareler görmeyi özlemişim.
zaten bir süredir elim gitmiyordu makinaya, üstüne bir de bu hastalık olayı… soğuğa olan alınganlığım…
gece uyuyamama ve anlamsız yere sabaha yakın uyunan uykulardan çabucak uyanma,
bütün gün dinlenme, bütün gün film izleme, çay, ilaç ve hatta süt içme şeklinde üç gün geçirdim.
günlerin ne kadar uzun olduğunu farkettim. atkı bile ördüm!
sevgili günlük, iyileşsek de yeniden vizörden baksak hayata diyor başka da bir şey söylemeden susuyorum.
zira sesim şarkı söyleyen kaplumbağa gibi çıkıyor.
*onu da sen bul
Geçmişte bugün...
- yedik içtik allah arttırsın - 2008
- şimdi anlıyorum.. - 2006









Kasım 20th, 2007 at 16:41
boşversene, onları da başka yerlerden alıyosundur :p
ya o değil de
bu hastalık seni maffetti ya. senin içtiğin çay ve süt kadar gözlerimden yaş boşaldı. en bi süper kadrajları yüz metre öteden farkettiğin günlerin geri gelmesini en içten dileklerimle diliyorum :p
saat 16:41.. açım !
Kasım 20th, 2007 at 16:49
abartinyus sacidus
o değil de saat 02:10 da sago gelcek napcaz :)
ben bir dizi laflar hazırladım. misâl-i âlâ, pisikopat herif :p
Kasım 20th, 2007 at 18:42
zavallı yazar: aa evet evet, bu sözcüğü seviyorum, başarısız… insanın kaderi bu hep böyledir, başarısızlıktan başarısızlığa, basit birer taslaktan öteye gidemezsin. hayat asla sahnelemeyecek bir oyunun sonsuz tekrarından ibarettir.
kötü adam: ha ha, boşversene bunu bile kendisi bulamamıştır..
zavallı yazar: benim de bazen bikaç kendi düşüncem oluyor; ama insanlar onu benden hep çalıyorlar..
anlıyorum, hay anlamaz olaydım.
Kasım 20th, 2007 at 23:26
bal olsaydı o sütlerde, ne kadrajlar çıkardı şifalı… ya ya
Kasım 20th, 2007 at 23:50
ne güzel, keşke herkes bu filmi izlese ve keşke herkes bu şarkıyı dinlese diye düşündüğüm sırada yorum yapmışsın fea :)
anladım lao ama hamdolsun atlattık :)
Kasım 21st, 2007 at 15:37
oy kıyamam sana ben ablasının kuzusu hasta mı olmuş. geçmiş olsun canım ya. vitamin felan al, bünyeyi sağlamlaştır, ballı sütleri daha fazla iç. meyve ye. ne bileyim bişeyler yap, hasta etme insanı. (önce sever sonra döver gibi oldu, ama ablalar hem sever hem dövermiş :p)
Kasım 21st, 2007 at 16:31
ya sen elalemi tiyatrolara götürürken bak başıma neler geldi. üzüntümden yataklara düştüm :p
Kasım 22nd, 2007 at 10:01
ben de isterdim ya, sadece filmi ve bu şarkıyı değil de, diyorum ki keşke herkes sagopa dinlese :)
yani ‘kavalyem olsa öpebiliiir miyim ölümü’yü herkes duysa ve o sırada sago’nun yüzünün aldığı şekli hayal etse keşke…
Kasım 22nd, 2007 at 18:24
kimi götürmüşüm yahu. sadece Almanya’da olan iki gurbetçi kızımızın gönlünü alıyoruz.
(record off :p)
Kasım 23rd, 2007 at 02:24
grip seni seviyor bence. aranızda kopmaz bir ilişki var gibi :p
Aralık 3rd, 2007 at 00:32
şu sagonun şarksısın sonunda geçen sözleri arıyordum buldum sağolun canlar..
zavallı yazar: aa evet evet, bu sözcüğü seviyorum, başarısız? insanın kaderi bu hep böyledir, başarısızlıktan başarısızlığa, basit birer taslaktan öteye gidemezsin. hayat asla sahnelemeyecek bir oyunun sonsuz tekrarından ibarettir.
kötü adam: ha ha, boşversene bunu bile kendisi bulamamıştır..
zavallı yazar: benim de bazen bikaç kendi düşüncem oluyor; ama insanlar onu benden hep çalıyorlar..