telefonla alınan bilgiye teşekkür ederim
Haziran 28th, 2010içimizi saat beş istikametine döndürünce, gücümüze giden akrepler kör olmayasacılar değilse kimlerdir?
en güzel soruları defterime yazıyor, dualarımın arasına sıkıştırıyorum. farketmişsindir rabbim. ve deniliyor ki, duanın ilk mükafaatı rabbinin seni işitiyor oluşudur ve kul -sırasını hatırlayamadığım- kaburgalarımızın arasına yerleştirdiğin yüreği sayesinde bunu hissedermiş. geçen gün bana da olduğunu zannedip sevinmiştim ya hani… halsizliktenmiş. yemek yiyince geçti. iyi bir kul olmak istiyorken sınırı aşmıyorum ya?
kimileri sana ‘yardımın gerekiyor, kadıköydeyim stop’ diyor diye yüz bulup, ‘fenalardayım’ gibi daha soyut ama özünde dürüst mesajlar iletmeyi geçiriyorum aklımdan. yalnız, ‘dualarımızın makbul olabilmesi için püf noktalar- 28.baskı’ adlı eser dikkate alınmalıymış. öyle söyledi büyüklerim. hepsini okudum. en sevdiğim kısım ise, kişinin ardından edilen dua ile imza kampanyası arasındaki bağ oldu.
metin”e dönersek,
o yüzünü kitaplara kaydetmemiş, kişisel iletisine ‘fenalardayım, cevap veremeyebilirim’ dememiştir.
‘aşk-ı memnu bitmiş. peki şimdi kuaförüm semra, ayıkırı yaşantılarımıza ortak payda bulmak ümidi ile açtığı aşk-ı memnu muhabbetini artık açamayınca ne olacak?’ soruma, ‘henüz mehmet rauf’un eylül’ü uyarlanmadı. rahat ol’ demiş olabilir ama.
herneyse,
sanıyorum ki, içimizi bir üşümek aldığında kurduğumuz tüm cümlelelerin yüklemini sevmek ısıtacak. sanrıma inancım, tanrıma inancımın bir şeyi. neticesi? olur.








