israil,
Mayıs 31st, 2010birkaç yardım gemisinden tırsacak kadar aciz bir ülke değilse kudurmuş bir köpektir.
birkaç yardım gemisinden tırsacak kadar aciz bir ülke değilse kudurmuş bir köpektir.
kadınların araba modellerini tiplerine göre ‘iyi’ ve ‘kötü’ diye sınıflandırmasını komik bulan erkekler…
acaba bizim o halimizde kendinizden bir şeyler görüyor olabilir misiniz?
mesela kafası basmadığı aşikar kızları sırf çok güzeller diye tepenize çıkarmanız gibi bir şeyler?
rabbim, israfil sura üflemek için kadınların susmasını beklemeyecek değil mi? öyle ise ohooo… hayır biz dünyanın sonlu olduğuna iman ettik de o bakımdan soruyorum.
biri bana en sevdiğin ses nedir diye sorsun hadi. cevaplar hazırladım. misal-i âlâ: camide cemaatle kılınan namazda secdeye varmak için dizlerin yere ilk vurduğu an. gümgümgügm….
şehri duyumsuyorum
ve suya ihtiyaç duyuyorum
ilaç içmek için
köyde “nerelisiniz?” diye sorulmaz; güler bize köylüler…
elif yılmaz blogunu açsa da orasına burasına kusur bulsam. bir iki atışsak da sonra aynı model annelere sahip olduğumuzun muhabbetini açıp ‘şerefe’ desek.
ama diyemiyoruz. çok tembel çünkü o!

bugünki rüzgardan payıma düşen kav marka kibritin kokusu oldu.
sersem zü, elindeki şemsiyeyi yol boyunca ıslandıktan sonra farkedip açandır.
daha sersem zü, trafik ışıklarındaki yeşil adamı ‘anneme söyleme sakın fena olur’ diye tehdit edişini gören bir diğer adama gülümseyendir.
bunlar üzgün birinin cümlelerine benzemiyorsa üzgünüm. o.k.