• anasayfa
  • höykürük
  • nbyo
  • vuaa

 

           

iyi akşamlar faruk

09 Haziran, 2009 , 22:56

nasibimizde üzerine atılan toprağı ciğerimize çekmek varmış meğer… faruk…

Posted in galiba üzgünüz; yüzümüz asık | 5 Comments »

Business Broker

haydi

01 Haziran, 2009 , 17:32

biri bana en sevdiğin ses nedir diye sorsun hadi. cevaplar hazırladım. misal-i âlâ:  camide cemaatle kılınan namazda secdeye varmak için dizlerin yere ilk vurduğu an. gümgümgügm….

Posted in gayet açık | 1 Comment »

Business Broker

bizim evde bu sabah

31 Mayıs, 2009 , 23:22

babam: dün gece çok havaifişek attınız, bak hava bozdu
zü: rahmet yağacak, rahmet
babam: niyeymiş?
zü: yer siyaaah, gök beyaaaaz
babam: allahım akıl ver

Posted in üstümüze afiyet dialoglar | 5 Comments »

Business Broker

bir kulaç daha?

25 Mayıs, 2009 , 16:17

bugün, birkaç ay evvel kaza yaptığımız yere gittim ve tam da o noktada durdum.
asfalt tüm karanlığı ile ayaklarımı yutarken kollarımı iki yana açıp gözlerimi kapadım ve şunları söyledim:

‘allahım, benim hidrojen bombam yoksa da iman dolu göğsüm var. hastalığı, sağlığı, ümidi ve ümitsizliği evirip çeviren sensin. lütfen bir şeyler değişsin.’

siz de amin diyin. hatta dua edin faruk hemen aramıza dönsün diye.

Posted in galiba üzgünüz; yüzümüz asık | 8 Comments »

Business Broker

sol direkten kaçıyor

22 Mayıs, 2009 , 22:55

bugün bir adamın, karşımda oturan altı yaşındaki çocuğu göstererek ’sizin mi?’ diye sorabileceği kadar yaşlı, amerika filmlerindekini aratmayan bir tavırla ‘yoo,yoo’ diyecek kadar çocuklardan bezginim ama neyse ki bu okuldu, çocuktu, örtmeniydi şeklinde yuvarlanıp giden foto projemiz bitti.

zaman zaman iş arkadaşımı boğazlamayı isteyecek kadar zor, sabır gerektiren bir işti ve ben sabrı öğrenemedim.
sıyırmayı öğrendim ama bi güzel. biri sesini yükseltse gerilen ben, sokak ortasında çekip gitmelere varan vakalara sebep oldum. olsun, canım saolsun. ahlakçı yapım yüzünden sözünde durmadığı, plansızlığı için iğneleyip durmalıyken, zamanla bundan da bezip ‘amaaan, naparsan yap’ der oldum. bu iş beni insanlıktan çıkarmakla birlikte güzel şeyler de yaşattı elbette… bir kısmını not aldım defterime ama onları değil de bugün yaşanan bir kaç dialogu paylaşmak isterim.

bütün sene uğraşıp da güldüremediğim nadir çocuklardandır eren (yaş 4). gülümsemeyi bırakın bir şaşırma, sevinme vb. hiç bir mimik vermiyor çocuk. böyle bir çocuğa nasıl ya da ne kadar çeşit fotoğraf çekebilirim diye çok düşündüm.
çocuklara karşı kullanabileceğim bütün silahları (şebeklikler dahil :p) kullandım ama başaramadım.

bugün son çekimi yaparken erenle sınıfta yalnızdık ve ona şöyle dedim:

zü: eren, insanlar fotoğraf çektirirken gülümserler. hatta bütün dişleri görünür. bütün arkadaşlarının fotoğrafları öyle.
senin de öyle güzel olsun istiyorum. olur mu?
eren:…
zü: eren, eğer utanıyorsan burda bizden başka kimse yok. ben de makinemin arkasına saklanayım sen de gül. olur mu?
eren: ı ıh
zü: neden amaaa?
eren: annem bana gülmeyi öğretmedi.
zü:…

bir başka olay:

akif(yaş 6, saçlar lepiska): eee fotoğrafçı öğretmenim, eee siz hep mi geliyorsunuz buraya? çok mu geldiniz? bence çok geldiniz.
zü (24, biraz üzülmüşcesine): bu son gelişim merak etme…
akif: nası yani bi daha gelmicek misin?
zü: hayır, gelmicem. bu son.
akif: (bi süre dalgın bakarak gidiyor)
zü: noldu? üzüldün mü?
akif: çok canım sıkıldı şimdi

böyle şeyler…

Posted in ayşe arman olmaktan sana sığınırım allah'ım, geçmiş zaman muhabbetleri, üstümüze afiyet dialoglar | 1 Comment »

Business Broker

ben öyle şeyler yapmam

20 Mayıs, 2009 , 00:06

bu sagopa yok mu?
o nası muamma demek?

sanırım uykusuz geçen gecelerime bir çare buldum.

böyle saçlarımı taramak sureti ilen, teenni ilen ‘muğammaağğğh’ şeklinde sayıklamalar.

kendime beş dakika veriyorum. beş!
uyurum yeminlen!

istediği kadar huzurumu kaçırsın işler, güçler, mavi gömleğine sürdüğüm krema…
uyurum. yeminimi tekrar ederekten.

Posted in yarın için bir defans taktiği bulmalıyım | 1 Comment »

Business Broker

söylenecek onca az şey var ki

18 Mayıs, 2009 , 23:53

onca kalabalık içinde bunca yalnızlık ancak bir göktürklüye nasip olur sümer çağında.
herkes oklar, oklar, oklar ve bakır levhalarla saldırıyor.
bakıra çalak kubbelerde geriliyor, samimiyete susak bir bünyede sürünüyorum.

doğmak ölmeye başlamaktır diyen de bizim, uzun ince bir yolda gidiyoruz diyen de…

emekliliğini iple çeken memurlar gibi bu işin bitmesi için gün sayıyorum.
sanki bu iş nihayete ererse dünya güllük gülistanlık olacak, küsler barışacak, orada uzakta bir köy vardı ya, işte o köy yeniden bizim olacak, erkenden uyanmak zor gelmeyecek, en yakınlarımız her aradığımızda müsait olacak, dondurma susatmayacak, çaya şeker atmak gerekmeyecek, zeki müren de bizi görecek…

ama işte saysam da günler geçmiyor…

Posted in ama yeter ben çok sıkıldım, benim de bir canım var ben de insanım, bunların hepsini ben içtim midemi yıkayın, buraya çöp dökmeyin kalbinizi kırarım, galiba üzgünüz; yüzümüz asık, halet-i ruhiye saptamaları, höykürüksü | 4 Comments »

Business Broker

çok fenayım

15 Mayıs, 2009 , 23:40

dinlenme salonunda günlerdir yeterince dinlenemeden harap bitap çalışmaktan yorgun düşüp uyuyakaldıysam nolmuş?

Posted in ayşe arman olmaktan sana sığınırım allah'ım | 1 Comment »

Business Broker

gazel

10 Mayıs, 2009 , 23:09

deniz bu, acıkmaz niye acıksın?
böyle diyip sakinleşiyorum. ayakkabılarım fırlayacak, ona yem olacak diye korkular içimi kemiriyor. garip…
ne ayakkaplar yeni, ne denizin karın ağrısı umrumda…
yalnız bir korku… dalgaların sesi, çimenlerin yeşili…

çimen diyince… size sabahın köründe bir avuç çimenden fırça yediğimi anlatmış mıydım?
herkes mi bana düşman anlamıyorum ki?

Posted in ayşe arman olmaktan sana sığınırım allah'ım | No Comments »

Business Broker

aferin bana

08 Mayıs, 2009 , 22:45

“aman şurdan şurası, takmayıvereyim” derken yaptığımız ani fren yüzünden, az evvel küçümsediğim mesafeyi ön camdan uçarak geçecektim. neyse ki ben içimdeki sesin çenesini tıkayıp kemerimi takmıştım.

Posted in soğuk suuuaa | No Comments »

Business Broker

« Previous Entries  

    yeter ki... yetmez mi?

      • iyi akşamlar faruk  5
        misafir, mormakas, Gökhan, clavicymbalum, sina
      • bizim evde bu sabah  5
        Alexandre Bey, seboben, sacid, hepatitze, uragan
      • haydi  1
        uragan
      • bir kulaç daha?  8
        KelimelerinAhengi, suspuss, horozdan korkan çocuk, seboben, clavicymbalum, mihman [...]
      • sol direkten kaçıyor  1
        Osman İnfo
      • ben öyle şeyler yapmam  1
        clavicymbalum
      • ali sarı
      • asua
      • ayfer usulü korece öğrenim blogu
      • aylak abaküs
      • bequem pamuk prenses amatör perisi
      • dublörizm
      • erol şimşek
      • eysean yoksa biz??
      • gazmee
      • güneşli günler
      • hanzala
      • iyi yapmışsın solar
      • kovukçu asua
      • lao
      • mdy
      • mihmanhâne
      • morurgan
      • n.nahnu
      • nahnu
      • nikita
      • patagonya
      • sabahnur
      • sac
      • seboben
      • sina
      • yazıhane iyyakşamlar faruk
      • yemek zevki
      • yorgun talebe pasolu blogger

      • Haziran 2009
      • Mayıs 2009
      • Nisan 2009
      • Mart 2009
      • Şubat 2009
      • Ocak 2009
      • Aralık 2008
      • Kasım 2008
      • Ekim 2008
      • Eylül 2008
      • Ağustos 2008
      • Temmuz 2008
      • Haziran 2008
      • Mayıs 2008
      • Nisan 2008
      • Mart 2008
      • Şubat 2008
      • Ocak 2008
      • Aralık 2007
      • Kasım 2007
      • Ekim 2007
      • Eylül 2007
      • Ağustos 2007
      • Temmuz 2007
      • Haziran 2007
      • Mayıs 2007
      • Nisan 2007
      • Mart 2007
      • Şubat 2007
      • Ocak 2007
      • Aralık 2006
      • Kasım 2006
      • Ekim 2006
      • Eylül 2006
      • Ağustos 2006
      • Temmuz 2006
      • Haziran 2006
      • Mayıs 2006
      • Nisan 2006
      • Giriş
      • RSS
      • Yorumlar RSS
      • Geçerli XHTML
      • XFN
      • WP
    designed by growldesign aslında.
    ama işin aslı ben bu tema üzerinde o kadar çok değişiklik yaptım ki
    bu abinin gelip bana teşekkür etmesi gerekir diye düşünüyorum.