• anasayfa
  • höykürük
  • nbyo
  • vuaa

 

           

zibidiliğim baki kalsın ama

05 Şubat, 2010 , 17:52

merhaba,
benim isimim fikir beyanı.
görev aşkı ile yanıp tutuştuğum için hiç uzatmayayım: bence berbat bir his bu.
tavsiyem, geri çekilmen.
kıymet verilmez, alınır çünkü.

hadi yos!

Posted in yarın için bir defans taktiği bulmalıyım | 2 Comments »

Business Broker

çenemi tutmayı başarabilirsem hayat apaçık bir şiir*

28 Ocak, 2010 , 02:40

niksarda bir evim olsaydı hemen bir hat bağlatırdım. hayır dokuzdan hat almak için değil. üf!
önce 11880 i arayıp masal anlatıcısının telefonunu isterdim. sonra o numarayı aklımda tutabilirdim. bi çay koyardım rafa.  fincana da zarları. atardım bakardım ki dört dört. dört çuval diy mi babaa derdim hüzüle. çünkü babam niksardaki eve gittiğimi bilmiyor olacak. öyle kararlaştırdım.  daha sonra yağmur yağsın isterdim ama öyle olmazdı bu işler. betülün aldığı defterin üzerine parmaklarımla vururdum hafifçe. öyle yağmur sesi çıkıyordu ya hani. hatırlarsın? işte o bana biraz iyi gelirdi. o masalcıyı arardım:

alo, bana masalın sonunda kabağın başında patladığı zündürella nın hikayesini anlatır mısınız?

ellerimi de açardım masal bitip de telefonu kapayınca:

güzel allahım beni affeder misin?

*afili bir adım olsaydı buraya yazardım.

Posted in aklın nerde zü?, bunların hepsini ben içtim midemi yıkayın, buraya çöp dökmeyin kalbinizi kırarım, höykürüksü | 5 Comments »

Business Broker

birden düşününce

23 Ocak, 2010 , 00:19

rabbim, israfil sura üflemek için kadınların susmasını beklemeyecek değil mi? öyle ise ohooo… hayır biz dünyanın sonlu olduğuna iman ettik de o bakımdan soruyorum.

Posted in gayet açık, içimizdeki ilahiyatçılar kızabilir | 3 Comments »

Business Broker

kaldığımız yerden

22 Ocak, 2010 , 13:30

sonra  dedim ki, beni deniz tutar.
iyi de sen karadenizli değil misin dedi.
evet diyip sustum. buna verecek bi cevabım yoktu çünkü.
hemen dokuzdan hat alıp annemi aradım.
meşgul.
tarihin tekerrürüne çomak sokmak istiyorum dedim.
gülümsedi.

Posted in üstümüze afiyet dialoglar | 2 Comments »

Business Broker

ona futbol cdsi vereymişim

22 Ocak, 2010 , 00:57

züleyha: ömer sordu geçen akşam. züleyha teyzesiymişim, rizede bi tane varmış, istanbulda bi tane ama konyada hiç yokmuş. o neymiş? dedim ki i harfi mi? aooooaa hemen de biliyosun yaa dedi. tağam tağam dedim. bi dene de ben sorayım: beyza da bi tane var, ayşe de bi tane ama sende yok. nedir dedim?
nedir sence sac?

Sacid: toka mı? taç?

züleyha: çık

Sacid: kızlarda var erkekte yok

züleyha: hıhı. tam da öyle

Sacid: gamze fln

züleyha: çık. söyliyim de kıvranma. yazık

Sacid: yok başka gelmiyo. söyle

züleyha: akıl
hahahha

Sacid: :D
ahahaha
hakaret gibi

züleyha: anaları da ters ters baktı bana. genlerinde varmış bu oğlanın demek dedi.

Posted in üstümüze afiyet dialoglar | No Comments »

Business Broker

neye mazi demeliyiz başlıklı yazı

17 Ocak, 2010 , 02:11

saçmalama. kimsenin gidişini yadırgadığı yok. zaten gitmeler anlamlı şeylerdir. biz saygı duyarız; huyumuz çıkmaz canımız çıksa da… ama seni sahiplenmiştik be. kıymeti yok mu? harbiyesi? peki.

şakası bir yana, gidişinin üzerine su döktük; sönmedi. bu bizim bazı kimyasalları yeterince sahiplenmememizden kaynaklanıyormuş. öyle söyledi metin. bense ona inanmadım elbette. üzülmemi istemediğinden söyledi bunları. bunun ne demek olduğunu bilir misin?  birisini üzmeyi istememek. hepsi bu.

aslında biliyorum ki her şeyin bir açıklaması var. bu dalların ve bu avlunun… olsun. ilgilenmiyorum.

Posted in buraya çöp dökmeyin kalbinizi kırarım | No Comments »

Business Broker

kill him

12 Ocak, 2010 , 22:58

şuan yaşıyorsan, bana borçlusun. öyle değil ya.  tövbe estağfurullah.
öldüreceklerdi demek istedim.
canını ben bağışladım. öyle değil ya. tövbe estağfurullah.
keşke acaba yine suratına birkaç yumruğu ve midene tekmeleri yesen ne olurdu? ama yemedin.
lütfen beni ara.
evet! hâlâ arayabilirsin fakat ısrarcı olamayız.
huyumuz bu. kurutulmaz ya!
ama ciddiyim. seni vuracaklar.
hatta tarif edeyim: gözleri kara.

Posted in aklın nerde zü?, sana ne leyn? jandarma mısın? | 1 Comment »

Business Broker

yevmiye

10 Ocak, 2010 , 22:20

sonunda amin dediğim türküleri 33 e tamamladım. allahuekber.

işimizi görsün diye sistemini bozduğumuz dünya, canımızı sıktığında onu tekmelediğimiz için bize ah etti. ben duydum.

mesajlarım olmadı. iletemedim. yakalar yakalandı. yakınlaştım. hala elma iki parça fakat kimse ‘biz’ diyemiyor. sessizce uzaklaştım.

beni yakıyordu neredeyse. farkedip külünü defetti. yağmura koşmaklıydım. ses etmedim. ayıpmış öyle dedi. size ayıbı kim öğretiyor?
o geldi diye bozulmadık. bahane arıyorduk ki biz zaten. iyi ki geldin. çürümeye yüz tutarken başka nereye tutunacağımızı şaşırmıştık.

ısığın renklerini farkettiğim gün ufkumda parlayan şimşek renksizdi. kime dokunsa mezartaşı 5500 kelvinmiş. şehir bu efsanelerle eskidi.

“bütün bunlar üzgün birinin cümlelerine benzemiyorsa üzgünüm” OK?

Posted in galiba üzgünüz; yüzümüz asık, höykürüksü, ne kadar da ben yazmış olmalıydım | No Comments »

Business Broker

benzetme

05 Ocak, 2010 , 22:18

insanlar vardı.
nisyandan geliyorlardı.
durup şöyle dedim: ızdırap duyun
ki bu ilhamı doğurmakta…
böyle denildi
ve ben kırmızı bükerek yeşertmeye çalışmam
zamanı var çünkü…
zamanı bildin mi?

Posted in buraya çöp dökmeyin kalbinizi kırarım | 1 Comment »

Business Broker

babam

01 Ocak, 2010 , 00:01

iyice yerleştiği berjerin hemen yanındaki sehpanın üzerinde annemin çeyizlik lambası durur.
her akşam o lambayı oynatıp simetriyi bozuyor. sonunda kendimi tutamayıp:

-ne zorun var o lambayla? dedim.

şaşırdı. görüşümü engelliyor, dedi.

iyi ama izlemekte olduğu tv diğer yanında kalıyor derken bir alan taraması yaparak o lambanın asıl neyi gölgelediğini anladım: annem.
insan kızamıyor da…

Posted in höykürüksü, üstümüze afiyet dialoglar | 3 Comments »

Business Broker

« Previous Entries  


    • zibidiliğim baki kalsın ama   2
      hepatitze, clavicymbalum
    • çenemi tutmayı başarabilirsem hayat apaçık bir şiir*  5
      Warrior, uzak, eyiruh, hepatitze, clavicymbalum
    • birden düşününce  3
      eyiruh, hepatitze, eyiruh
    • kaldığımız yerden  2
      hepatitze, mehmet akif
    • kill him  1
      sacid
    • babam  3
      mandalin, etipuf, sacid
      • ali sarı
      • asua
      • ayfer usulü korece öğrenim blogu
      • aylak abaküs
      • bequem pamuk prenses amatör perisi
      • dublörizm
      • erol şimşek
      • eysean yoksa biz??
      • gazmee
      • güneşli günler
      • hanzala
      • iki dostun yeri
      • iyi yapmışsın solar
      • kovukçu asua
      • lao
      • Liv Mi Elon!
      • mdy
      • mihmanhâne
      • morurgan
      • n.nahnu
      • nahnu
      • nikita
      • patagonya
      • sabahnur
      • sac
      • seboben
      • sina
      • synkrmelon
      • yazıhane iyyakşamlar faruk
      • yemek zevki
      • yorgun talebe pasolu blogger

      • Şubat 2010
      • Ocak 2010
      • Aralık 2009
      • Kasım 2009
      • Ekim 2009
      • Eylül 2009
      • Ağustos 2009
      • Temmuz 2009
      • Haziran 2009
      • Mayıs 2009
      • Nisan 2009
      • Mart 2009
      • Şubat 2009
      • Ocak 2009
      • Aralık 2008
      • Kasım 2008
      • Ekim 2008
      • Eylül 2008
      • Ağustos 2008
      • Temmuz 2008
      • Haziran 2008
      • Mayıs 2008
      • Nisan 2008
      • Mart 2008
      • Şubat 2008
      • Ocak 2008
      • Aralık 2007
      • Kasım 2007
      • Ekim 2007
      • Eylül 2007
      • Ağustos 2007
      • Temmuz 2007
      • Haziran 2007
      • Mayıs 2007
      • Nisan 2007
      • Mart 2007
      • Şubat 2007
      • Ocak 2007
      • Aralık 2006
      • Kasım 2006
      • Ekim 2006
      • Eylül 2006
      • Ağustos 2006
      • Temmuz 2006
      • Haziran 2006
      • Mayıs 2006
      • Nisan 2006
designed by growldesign aslında.
ama işin aslı ben bu tema üzerinde o kadar çok değişiklik yaptım ki
bu abinin gelip bana teşekkür etmesi gerekir diye düşünüyorum.